SAĞLIK HİZMETLERİ BÜTÜNDÜR! EK ÖDEME DEĞİL! TEK ÖDEME!

SAĞLIK HİZMETLERİ BÜTÜNDÜR! EK ÖDEME DEĞİL! TEK ÖDEME!

Ek Ödeme Düzenlemesi Hakkında Görüşümüz

SAĞLIK HİZMETLERİ BÜTÜNDÜR, EK ÖDEME DEĞİL TEK ÖDEME

2021 Eylül ayında Ankara Tabip Odası hekimler için asgari 7200 ek gösterge talebiyle aile sağlığı merkezleri, hastaneler, özel sağlık kurumlarında hekimlerle buluştu. Ekim ayından itibaren ise, Türk Tabipleri Birliği, tabip odaları ve sağlık meslek emek örgütleriyle birlikte özlük hakları, çalışma koşulları, halkın sağlık hakkına yönelik bir dizi eylem ve etkinlik gerçekleştirdi. Bu eylem ve etkinliklerin bir sonucu olarak Aralık ayında bütün partilerin ortak imzasıyla TBMM Genel Kuruldan, özellikle de emekli hekim ve diş hekimlerini kapsayan bir düzenleme geçse de hemen akabinde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin geri çekildi. Daha iyi/tatminkâr ve kapsayıcı bir yasal düzenleme beklerken, Haziran ayında kabul edilen düzenleme ile ek gösterge uzman hekimler için 40 bin TL (Aralık ayında geri çekilen yasada var olan ) yerine 26 bin TL, pratisyen hekimler için 33 bin TL yerine 20 bin TL oldu. SSK ve BAĞ-KUR emekli hekimlerinin mağduriyetlerine yönelik bir düzenleme yine gündeme dahi gelmedi.

Çalışan emekli hekimlerden yapılan maaş kesintisini ortadan kaldıran madde ise düzenlemeye hiç dâhil edilmedi. Emekli olup çalışan hekimler şirket kurmazlarsa 8 bin 500 TL’ye varan maaş kesintisine uğruyor hâlihazırda.

Ölüme varan sağlıkta şiddete ve özlük haklarına yönelik talepler Haziran ve Temmuz aylarında da eylem ve etkinliklerle dile getirildi. En son 12 Ağustos’ta Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın sosyal medyada “performansın fişini çektik” sözleriyle paylaştığı “Sağlık Bakanlığı Ödeme Yönetmeliği” yayınlandı. Muhtemelen yazanların da tam anlamadığı yönetmeliğin 15 Ağustos’ta anlaşılacağını ifade eden Bakan, “performansın fişini çekmek” yerine adını değiştirerek “teşvik ve ödül” diye tanımladığı, hangi kriterlerle oluşturulduğu belli olmayan, sübjektif değerlendirmelere açık 30 sayfalık Yönetmeliğin aslında; iş barışının, adaletin, bütüncül sağlık hizmetlerinin fişini çektiği ve ayrımcılığın fitilini ateşlediği görüldü.

Ülkemizde son dönemde özellikle iki düzenleme, müjde nidalarıyla uzun süre gündemde kaldı ve sonuçta hayal kırıklığı ile bitti. Birisi asgari ücret, diğeri ise hekim ve sağlık çalışanlarına yönelik özlük hakları düzenlemesidir. Uzun süre gündemi meşgul etmesi, toplum nezdinde sağlık çalışanlarına yönelik yüksek düzeyde zam yapıldığı algısının oluşmasına neden oldu. Sağlıkta şiddetin önlenemez yükselişe geçtiği dönemde bu algı, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddete ve haksız taleplere de zemin oluşturmaya adaydır.

Son çıkan yönetmelikte emekliliğe yansıyan bir artış olmadığı gibi, kamu sağlık hizmetlerinde görev yapan hekim ve sağlık çalışanlarının tümünü kapsamadığı görüldü. Sağlık Bakanlığı’na bağlı 2. ve 3. Basamakta görev yapan hekimlere yeterli olmayan “şartlı” bir iyileştirme yapılmasına karşın, aile hekimlerine, üniversitede görev yapan asistan ve öğretim üyelerine, kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerde görev yapan hekimlere yönelik herhangi bir düzenleme ve iyileştirme yapılmamıştır. İl ve ilçe sağlık müdürlüklerinde çalışan hekimlere yönelik artış ise azaltılmış, bazı uzmanlık alanlarında ise katsayı düşüşü gerçekleşmiştir.

Ek ödeme şarta bağlanmıştır. Şartlar yerine gelmezse kesinti yapılacaktır. Örneğin; yılda 7 günden fazla rapor ve 12 günden fazla izinlerde kesinti yapılacak ya da disiplin cezası alanlar bir kez daha cezalandırılarak ek ödemesi kesilecek, ikinci kez cezalandırılacaktır.

Sağlık hizmetlerinin bütünlüğü kapsamında, yeterli, emekliliğe yansıyan, bütün hekimleri ve sağlık çalışanlarını kapsayan bir düzenleme gerekmektedir. Ancak görülüyor ki, hükümetin ve Sağlık Bakanlığının bunu yapma isteği ve düşüncesi yoktur; sağlık hizmetlerini yönetme becerileri de kalmamıştır. Bu konuda meslek örgütlerinin görüşleri de dikkate alınmamıştır.

Sağlık sisteminin sorunlarını çözmede yetersiz olan, bir kısım hekim grubunu yok sayarak hekimler arasında ayrımcılığa neden olacak bu son düzenleme yerine, yasayla güvenceye alınmış, emekliliğe yansıyan, bütün hekimleri ve sağlık çalışanlarını kapsayan maaş düzenlemesi yapılmalıdır. Aksi durumda sağlık hizmetleri bugünkü durumundan daha da olumsuz bir noktaya doğru gidecek, “Beyaz Reform” diye pazarlanan yönetmelik, sağlıkta adaletsizliği derinleştiren bir uygulama olarak tarihteki yerini alacaktır.

ANKARA TABİP ODASI