Halkın iradesine karşı büyük bir saygısızlık

Halkın iradesine karşı büyük bir saygısızlık

  • 10/05/2019 16:49

KESK, DİSK, TMMOB, ATO ve ASMMMO’nun “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” diyen Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerine hapis cezası verilmesi, KHK’lı olduğu gerekçesiyle seçilmiş belediye başkanlarına mazbatalarının verilmemesi ve YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yenileme kararını protesto etmek için, İzmir Caddesi’nde yapmak istedikleri basın açıklaması polis engeline takıldı.

Açıklama öncesinde caddeyi ablukaya alan polis, kurum temsilcilerine basın açıklamasına izin vermeyeceğini söyledi. Polisle demokratik kitle örgütü temsilcileri arasında arbede yaşandı. Polis engeli üzerine, demokratik kitle örgütü temsilcileri alkışlar ve “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları eşliğinde Tüm Bel-Sen Merkez Binası önüne gelerek açıklamayı burada yaptılar.

 

KESK Dönem Yürütmesi’nden İsmail Kaygusuz açıklama öncesi yaptığı konuşmada, “Biraz önce yapmaya çalıştığımız adalete dair basın açıklamasının ne kadar haklı, ne kadar gerçekçi olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bugün aynı zamanda Engelliler Haftasıydı. Aramızda engelli arkadaşlarımız da vardı. Engelli arkadaşlarımızın yerlerde sürüklenmesini bir kez daha protesto ediyoruz. Biz diyoruz ki adalet olmazsa ekmeğimiz olmaz, adalet olmazsa barış olmaz, adalet olmazsa çocuk tecavüzleri artar, adalet olmazsa kadın cinayetleri artar, adalet olmazsa herkes kendi adaletini uygular. Adalet olmazsa, ‘oluk oluk kan akıtacağız’ diyen Sedat Pekerler ellerini kollarını sallayarak gezer. ‘Çocuklar ölmesin’ diyen Ayşe Öğretmen cezaevine girer. Adalet olmazsa yaşam olmaz. Adalet olmazsa çürüme, yozlaşma olur. Adalet olmazsa 7 tane YSK üyesi halkın iradesini yok sayar.” dedi.

Sözlerinin ardından Kaygusuz, örgütler adına ortak basın açıklamasını okudu. TTB Merkez Konseyi üyelerine hapis cezaları verilmesinin 31 Mart öncesi yaşanan hukuksuzluklardan olduğunu belirten Kaygusuz, “Siyasi iktidarın hedef gösteren açıklamaları sonrasında Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmasıyla başlayan soruşturma ve dava süreci ülkemiz demokrasisi ve hukuku açısından bir utanç vesikası olarak tarihe geçmiştir. Ülkemizdeki mahkemelerin hukukun izinde değil, siyasi iktidarın güdümünde olduğunu bir kez daha açık biçimde göstermiştir. Bunun sonucunda TTB Merkez Konseyi üyelerine hapis cezaları verilmiştir. Katılımcı örgütler olarak gurur ve onur duyduğumuz TTB Merkez Konseyi üyelerine verilen cezaları kınıyor ve buradan dayanışmamızı bir kez daha ilan ediyoruz.” sözlerini kaydetti.

31 Mart yerel seçimlerinden sonra adaletsizliğin tavan yaptığını vurgulayan Kaygusuz, KHK ile hukuksuzca ihraç edilmesi gerekçe gösterilerek seçilmiş belediye başkanlarına mazbata verilmemesi, belediyelerin önüne polis noktaları kurulması gibi yıldırma politikalarına YSK’nın 6 Mayıs 2019 tarihli kararının eklendiğini belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenme kararı ile seçme ve seçilme hakkına el uzatıldığını kaydetti.

YSK’nın, hukuka ve kendi içtihatlarına göre değil talimatlara göre karar vererek tarihe geçtiğini söyleyen Kaygusuz, “Üyelerinin görev süreleri Anayasa’ya aykırı biçimde uzatılan YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal kararı gayrimeşrudur.” diye konuştu.

YSK kararının yalnızca Ekrem İmamoğlu’na oy verenlere yapılan bir saygısızlık olmadığını, İstanbul’a ve hatta 82 milyon yurttaşa karşı bir saygısızlık olduğunu belirten Kaygusuz, sözlerini  “Halkın seçme ve seçilme hakkını cebren ve hile ile ortadan kaldıracak kadar hukuktan uzaklaşanların demokrasilerde yeri olmayacağı, halka hesap vermesi gerektiği açıktır. Buradan katılımcı örgütler olarak YSK üyelerini istifaya çağırıyoruz. Bu ülkede demokrasiyi yeniden kuracak olan ise işçilerin, emekçilerin, halkın birleşik ve örgütlü mücadelesi olacaktır. ”diye sonlandırdı. 

 

Basın açıklamasının tam metni için tıklayınız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


mamak halı yıkama çankaya halı yıkama