12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü: Çocuk İşçilik Yasaklansın

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü: Çocuk İşçilik Yasaklansın

ÇOCUK İŞÇİLİK YASAKLANSIN
ÇOCUKLARIN YERİ OKUL SIRALARIDIR, OYUN BAHÇELERİDİR
ÇOCUK İŞÇİLERİN ÖLÜMLERİNDEN SORUMLU OLANLAR YARGILANSIN

Bugün, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) "Global Estimates of Child Labour: Results and Trends 2012-2016" raporuna göre, dünyada toplam 152 milyondan fazla çocuk işçi var ve 70 milyondan fazla çocuk işçi tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde ölümle burun buruna çalışıyor. Pek çoğu kayıtdışı istihdam ediliyor, sosyal güvenlikten ve eğitim imkanlarından yoksun yaşamını sürdürmeye çalışıyor. OXFAM'ın "Küresel Eşitsizlik Raporu"na göre ise, dünyada okula erişimi olmayan 262 milyon çocuk bulunuyor. Yoksulluk, yoksunluk, sosyal hizmetlere erişimde güçlük, demografik ve sosyolojik dezavantajlar nedeniyle çocuklar okula gidemiyor, atölyelerde tarlalarda imalathanelerde sokaklarda zorunlu olarak işçilik yapıyor.

Türkiye’de de tablo çok farklı değil. TÜİK’in verilerine göre çocuklar Türkiye’de nüfusun yüzde 28’ini oluşturuyor. İşsizlik, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı, borçluluk ve diğer sosyo-iktisadi koşullar çocuk işçiliğini büyütmeye devam ediyor. Sadece 2018 yılında çocukların işgücüne katılım oranı yüzde 21’e yükseldi. TÜİK’in yayımladığı bir ankette çocuk işçilerin yüzde 41,4’ünün “hane halkı gelirine katkıda bulunmak”, yüzde 28,7’sinin “hane halkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak” amacıyla çalışmak zorunda olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de ortalama 5 çocuktan 4’ü kayıt dışı işçi olarak işgücü piyasasına katılmış durumda. 6-17 yaş grubundaki çocukların haftalık ortalama fiili çalışma süresi 40 saat, 15-17 yaş grubundaki çocukların 45,8 saat, okula devam etmeyen çocukların ise haftalık ortalama fiili çalışma süresi 54,3 saat. OECD ülkeleri arasında haftalık en uzun çalışma süresinin Türkiye’ye ait olduğu hatırlanabilir.

Türkiye’de, en çok çocuk iş cinayetinin yaşandığı yıl, “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan edilen 2018 yılı oldu. 2018 yılında çocuk işçi sayısı 7 bin arttı. 2003-2017 yılları arasında 37 bin 445 çocuk işçi iş kazası geçirdi; bu rakam ise iş kazası geçiren 2 milyon 38 bin 803 işçinin yüzde 2’sine karşılık geliyor. Aynı yıl bazında iş kazası geçiren çocuk işçi sayısında yüzde 2 bin 747 oranında trajik bir artış yaşandı.

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde üzerinde durulması gereken diğer bir konu göçmen/mülteci çocuk işçilerdir. Türkiye’de bulunan yaklaşık 5 milyon göçmen/mültecinin nüfusunun yarısı çocuktur. Başta Suriyeliler olmak üzere göçmen/mülteci çocuk işçiler, küçük işletmelerde, düşük ücretlere, uzun sürelerle çalışmak zorunda kalmaktadır. Emek piyasasında daha kötü koşullarda çalışan göçmen/mülteci çocuk işçiler, ayrımcılığa uğramakta ve ücret pazarlığına girememektedir. Suriyeli çocuk işçiler, tekstil sektörü olmak üzere hizmet, sanayi, tarım, mevsimlik tarım işçiliği, inşaat işçiliği, çobanlık, garsonluk, tezgâhtarlık gibi alanlarda çoğunlukla da kayıt dışı çalış(tırıl)maktadır.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) çocuk işçilikle ilgili raporuna göre 2013 yılında 59 çocuk, 2014 yılında 54 çocuk, 2015 yılında 63 çocuk, 2016 yılında 56 çocuk, 2017 yılında 60 çocuk, 2018 yılında 67 çocuk ve 2019 yılının ilk 5 ayında ise en az 26 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi:

Çocuk iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı iller Şanlıurfa, İstanbul, Gaziantep, Antalya ve Adana. Bu şehirlerde çocuk nüfusu, tarım işçiliği ve mülteci nüfusu yüksektir.

Yaşamını yitiren 26 çocuk işçinin 4’ü mülteci/göçmen çocuklardır. Mülteci çocukların ölüm oranının tüm göçmen işçilerin ölüm oranından çok daha fazla olması hem mülteci çocuk işçiliğin yoğunluğunu hem de mülteci çocukların çalışma koşulları bakımından çok daha tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kaldıklarını göstermektedir.

Yaşamını yitiren 26 çocuğun 4’ü kız çocuğudur. Kız çocukları, tarım sektöründe ve özellikle de ücretsiz aile işçiliğinde sömürülmektedir.

Ücretsiz aile işçiliğinin ve küçük yaşta çalışmanın yaygın olduğu tarım sektöründe ölümlerin 8-10 yaşlarına düştüğü görülüyor. İş cinayetinde ölen çocukların yarısı tarım işçisi çocuklardır. Yaşamını yitiren çocukların yüzde 43’ü sanayide, yüzde 7’si ise hizmetler sektöründe çalışmaktadır.

Çocuk işçiler en çok zehirlenerek/boğularak, trafik/servis kazalarında, düşerek ve ezilerek yaşamlarını yitirmiştir. Boğulma sonucu ölen çocuk işçilerin tümü, temiz su ya da serinlemek için sulama kanallarında boğulan tarım işçisi çocuklardır.

İş cinayetinde yaşamını yitiren çocukların 9’u 14 yaş ve altındadır. 14 ve altı yasal olarak çalışması tamamen yasak olan bir yaştır. Çalışması “yasal” olan 15 yaşın üstündeki çocukların çoğu ise kimya, metal gibi yasak olan ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadır.

Emekten ve barıştan yana, yaşamı savunan biz hekimlerin 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’ndeki en öncelikli talebi “çocuk işçiliğin yasaklanmasıdır”! Yoksullukla, savaşla, kötü çalışma, barınma, beslenme koşullarında yaşamak zorunda kalan çocuklara yaşanabilir bir dünya borcumuz olduğunun farkındayız. Nazım Hikmet’in mısralarındaki gibi; “dünyayı çocuklara verelim, kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi, hiç değilse bir günlüğüne doysunlar”… 

ANKARA TABİP ODASI

 


AİLE HEKİMLİĞİ DEĞERLENDİRME ANKETİ – 2019

Hekim Postası

Hekim Postası

Video

Takipçimiz Olun