"Gözaltında Tutulan Yurttaşların Bağımsız Hekim Talebi Kabul Edilmelidir"

İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Ankara Tabip Odası (ATO) ile Hak İnisiyatifi, 2019 yılında çeşitli tarihlerde kaçırılan ve geçtiğimiz gün Ankara Emniyeti tarafından yapılan açıklamaya göre GBT uygulaması sırasında gözaltına alındıktan sonra ortaya çıkan Yasin Ugan, Erkan Irmak, Salim Zeybek ve Özgür Kaya'nın durumu hakkında ortak basın toplantısı düzenledi. İHD Genel Merkez'inde yapılan açıklamaya, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD MYK üyesi Kerem Altıparmak, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Vedat Bulut, ATO Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, ATO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Gül Bakır, TİHV adına Dr. Hülya Uluğtürken, kayıplardan Mustafa Yılmaz ile Gökhan Türkmen'nin aileleri ve avukatı katıldı. 

Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Öztürk Türkdoğan, "İşkence ve insan hakları ihlali iddiası olduğunda devletlerin temel görevi etkili bir soruşturma yapmak, iddiaları araştırmak, kanıtların belgelenmesini ve yargıya ulaşmasını sağlamak, suçluları ortaya çıkartmak ve adaletin yerine getirilmesini sağlamaktır" dedi. 1990’ların Türkiye’sine dönmek istemediklerini belirten Türkdoğan, "Biz faili meçhul ile ilgili yeni rapor istemiyoruz. Hiç kimse bize ‘biz GBT sonucu bunları bulduk’ demesin. Türkiye bir kanun devleti ise kanunlarına uymak zorundadır. Özellikle dört kişinin akıbetini öğrendik fakat hala Mustafa Yılmaz ile Gökhan Türkmen'den haber yok. Bu kişilerin mutlaka sağ ve salim bir şekilde ortaya çıkmasını, bu kişilerin akıbetinin ortaya çıkmasını burada bir kez daha talep ediyoruz. Ve tüm bunlarla ilgili olarak Ankara Başsavcılığının etkili soruşturma yürütmesini bekliyoruz" şeklinde sözlerine devam etti. Şubat ayından bu yana kayıp Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen'den hala haber olmadığını söyleyen Türkdoğan, iki kayıp ile ilgili olarak ailelere herhangi bir bilgi verilmediğini, ailelerin aramasına karşılık olarak "bilgimiz yok" yanıtının verildiğini aktardı.

Ankara Tabip Odası adına söz alan Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Vedat Bulut, meslek örgütü olarak bağımsız denetimler yapmak istediklerini ve insanların yaşam özgürlüğünün, özgürlük alanlarının ve sağlık durumunun hekimleri yakından ilgilendirdiğini söyledi. Bulut, "gözaltı veya tutuklama altındaki yurttaşlarımızın sağlık durumu meslek örgütümüzü ilgilendirir. Sık sık ailelerden ve avukatlardan yapılan başvuruları değerlendirerek, bu konuda Adalet Bakanlığı ve cezaevlerine dilekçeler sunarak buralarda bağımsız hekimler olarak muayeneler gerçekleştirmek istiyoruz." dedi. "Söz konusu raporlarda işkence olmadığı belirtiliyorsa bunun bağımsız hekimlerce de sağlamlaması gerekir." diyen Bulut, bağımsız hekimlerce yapılan denetimlerdeki imzaların ve raporların devlet açısından da koruyucu olduğunun altını çizdi.

Bulut, "Konuyla ilgili izin taleplerimizin reddedilmesi kuşkular doğuruyor. Kamu kurumu niteliğindeki bir meslek örgütünün başvuruları savcılık tarafından 'özel muayene' isteği olarak değerlendirilmiştir. Bu yanlıştır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütü 'özel muayene' için değil, denetleme görevini yerine getirmek istediği için başvurur. Eğer denetlenmeden kaçılıyorsa, gizlenmek istenen bir husus vardır anlamına gelir." şeklinde sözlerine devam etti.

Hekimlerin, İstanbul Protokolü, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Hipokrat Yeminine bağlı çalıştığını söyleyen Bulut, din, dil, ırk, etnik, cinsel yönelim, kimlik tanımlamaları, hatta suçlu ya da suçsuz kavramlarının tıp doktorları için bir anlam ifade etmediğini belirtti ve "Suçlu ve suçsuz kavramı Adalet Bakanlığı’nın kavramlarıdır. Bizim gözümüzde herkes eşittir ve eşit sağlık hizmeti almalıdır. Bu yurttaşlarımızın durumunu duyarlı milletvekilleri, hukukçular ve meslektaşlarımıza yakından takip ediyoruz. Bağımsız hekim örgütü olarak bizler denetlemeleri yapmak, yurttaşlarımızın muayenelerini gerçekleştirmek istiyoruz.” dedi.

Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütü olarak ATO’nun OHAL sonrası karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. 2016 yılındaki OHAL sürecinden sonra 6023 sayılı TTB Kanunu’na dayanarak ATO olarak cezaevleri ve sağlık kurumlarını ziyaret ettiklerini belirten Karakoç, "Meslektaşlarımızla dayanışma içerisinde tutuklu hükümlü tüm yurttaşların İstanbul Protokolü’ne uygun sağlık kontrollerini, muayenelerini yapmaya çalıştık. Ancak OHAL’den sonra ilgili başvurularımız Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Adalet Bakanlığı tarafından 'özel muayene' olarak değerlendirildi. Bu 'özel muayene' değildir; bizim yetkimiz dâhilinde bir görevdir" dedi. Buna benzer bir durumu açlık grevleri sürecinde de yaşadıklarını kaydeden Karakoç, "açlık grevindeki hükümlüler Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu’na başvurarak bağımsız hekim talepleri yetkili merciler tarafından 'özel muayene' gerekçesiyle reddedildi. Mustafa Yılmaz ile ilgili geçen bir toplantıda da konuşmuştuk; bize kayıtlı bir şekilde İnsan Hakları Komisyonu’muza başvuruda bulundu. Bu doğrultuda Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bilgi talep ettik, ne yazık ki herhangi bir cevap alamadık.” dedi.


ATO Online Aidat Ödeme

Hekim Postası

Hekim Postası

Video

Takipçimiz Olun