Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ortopedi asistanına yönelik şiddet sağlık meslek emek örgütleri tarafından protesto edildi

Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ortopedi asistanına yönelik şiddet sağlık meslek emek örgütleri tarafından protesto edildi

Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ortopedi asistanına yönelik şiddet sağlık meslek emek örgütleri tarafından protesto edildi.

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi asistanı Dr. Ertan İskender 27 Mayıs 2021 tarihinde poliklinik yaptığı sırada bir hastanın bıçaklı saldırısına uğramıştı.

27 Mayıs Perşembe akşamı yaşanan olayın hemen ardından sağlık emek ve meslek örgütlerinin yöneticileri ve Ankara Tabip Odası adına Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Karakoç ve Yönetim Kurulu üyesi Dr. Ayşe Uğurlu hastaneye giderek yaralanan meslektaşlarına ve hastane yönetimine geçmiş olsun dileklerini iletti. 

Ankara Tabip Odası, TTB Asistan Hekim Kolu, SES Ankara Şube, DİSK Dev-Sağlık İş, Ankara Dişhekimleri Odası ve TÜMRAD-DER’in çağrısıyla 03 Haziran 2021 Perşembe günü Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde çok sayıda sağlık çalışanı bir araya geldi.

Basın açıklamasında, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Vedat Bulut ve MK üyeleri Dr. Deniz Erdoğdu ve Dr. Onur Naci Karahancı, Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Ali Karakoç, Genel Sekreter Dr. Muharrem Baytemür, Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Gülseren Çeliksöz, Dr. Ayşe Uğurlu, Dr. Laleş Tunç, Dr. Haydar Can Dokuyan yer aldı.  

Şiddet karşıtı dövizlerle ve “Yaşatırken ölmek istemiyoruz” “Susma haykır şiddete hayır” sloganlarıyla sağlıkta şiddete karşı bir araya gelen sağlık çalışanları, polis engeliyle karşılaştı. Tüm engelleme girişimlerine rağmen basın açıklamasının yapılacağı yere alkışlar eşliğinde yürüdüler.

Ortak basın açıklamasını okuyan TTB Asistan Hekim Kolu üyesi Dr. Fatma Naime Kırlı, Dr. Ertan İskender’in bir hasta tarafından hayatına kast edilerek yaralandığını ve meslek hayatında belki geri dönüşü olmayacak yaralar aldığını söyledi. “Nasıl bir sağlık hizmet düzenidir ki, resmi rakamlara göre her gün 50 sağlık çalışanı sözlü ya da fiziksel olarak şiddete maruz kalıyor” sorusuyla hastanelerin artık birer şifa merkezi değil şiddet ortamı haline geldiğine dikkat çekti.

“Sağlıkta Şiddet Yasası”nın etkili bir şekilde uygulanmadığını söyleyen Dr. Kırlı tüm şiddet vakalarının ana faili olarak ülkedeki şiddet iklimini işaret etti.

“Sağlıkta Dönüşüm Programı”nı canavara benzeten Dr. Kırlı “Bu program sonucu oluşan kışkırtılmış sağlık talebi, artan angarya ve iş yoğunluğu altında ezilen sağlık çalışanları her gün dozu artan şiddet olguları ile karşı karşıya kalmaktadır. Asistan hekimler asıl olarak eğitim ve araştırma için bulundukları EAH’ leri ve üniversitelerde hizmet yükü altında ezilmekte ve nitelikli eğitim alamamaktadır. Sürekli mobing altında çalışan asistan hekimler bu yetmezmiş gibi pandemi servislerinde ve filyasyon görevlendirmelerine gönderilmekte ve bu görevlendirmeler asistan hekimleri tehdit etmek için dahi kullanılmaktadır” diye konuştu.

Sağlıkta şiddet nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını anan ve şiddetle yüz yüze kalan sağlık emekçilerine sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Dr. Kırlı “Hekim, hemşire, ebe, teknisyen, idari memur, sağlık işçisi, bu ülkenin tüm sağlık emekçileri olarak bizler şiddete, şiddete özendiren tüm politikalara karşıyız. Sağlıkta şiddete asla izin vermeyeceğiz” sözleriyle açıklamayı bitirdi.

Basın açıklamasından sonra Dr. Atakan, şiddete uğrayan meslektaşı Dr. Ertan İskender adına bir açıklama yaptı. Bıçak kemiğe dayandı diyen Dr. Atakan “27 Mayıs 2021 tarihinde çok değerli çalışma arkadaşım ve ağabeyim Dr. Ertan İskender’e güpegündüz bir saldırı düzenlenmiştir. Bu saldırı hiçbir dünya ülkesinde kabul edilemez bir niteliktedir. Arkadaşımıza acımasızca saplanan o bıçak sadece ona değil, tüm hekimlerin umutlarına saplanmıştır. Her gün şiddetin türlüsüyle karşılaşan tüm hekim arkadaşlarımın tek endişesi verilen hizmetten ziyade eve sağ salim dönmek ve günü kurtarmak olmuştur. Tüm yetkililerden ve devlet büyüklerinden beklentimiz 27 Mayıs gününün sağlıkta şiddet konusunda milat sayılıp gerekli önlem ve yaptırımların acilen yürürlüğe girmesi ve uygulanmasıdır” sözlerini kaydetti.

SES Ankara Şube adına konuşan Kubilay Yalçınkaya iktidara ve Sağlık Bakanlığı’na seslenerek sağlıkta şiddeti körükleyen politikalardan vazgeçmelerini ve sağlık emek meslek örgütlerinin sağlıkta şiddet yasasına ilişkin görüşlerini ve önerilerini hayata geçirmelerini istedi.

TÜMRAD-DER adına söz alan Ali İpekli, yetkililere “Bu bir çığlıktır sağlıkta şiddeti durdurun artık” sözleriyle seslendi. Şiddetin iki türlüsü olduğunu söyleyen İpekli, şiddetin; hasta ve hasta yakınlarından geldiği gibi sağlık çalışanlarının mobbingle de kurum içinde karşılaştıklarını belirtti. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin bir an önce çözülmesi gerektiğinin de altını çizdi.

TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Deniz Erdoğdu sağlıkta şiddetin pandemi döneminde de sürdüğünü belirterek Beyaz koda bir yıl içinde 12 binin üzerinde başvuru olduğunu söyledi. Bu durumun tolere edilemez olduğunu vurgulayan Dr. Deniz Erdoğdu “Bilgimizle, emeğimizle sağlık hizmeti üretirken, virüs salgınında can kurtarırken bu tür şiddet olaylarına maruz kalmak istemiyoruz. İktidarın yeterli önlem almadığını biliyoruz. Bir yasa çıktı ancak yetersizdir. Bunun tekrar mecliste ele alınıp etkin bir yasa ve cezalandırma olması için çalışmalarını bekliyoruz. Barış içinde, bilimsel ve emeğimizin karşılığını alarak sağlık hizmeti üretmeye devam etmek istiyoruz. Salgınla mücadelede en etkin grup olarak bunu hak ettiğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.

Ankara Dişhekimleri Odası Başkanı Serhat Özsoy “Burada bir meslektaşımızın yaralanmasından dolayı toplanmamız çok üzücü. Aslında halkımıza güzel müjdeler vermek için toplanmak isterdik. Ancak bir çok defa Sağlık Bakanlığı önünde toplanarak toplumun sağlığını daha ileriye götürmek için neler yapılması gerektiğini anlatamaya çalıştık” dedi. Bu tip üzücü ortamlarda bulunma sebebini siyasilerin toplumda yaratmış olduğu gerginlik ve sağlık çalışanları üzerinde yapılan politikaların sonucu olarak işaret eden Özsoy “Bir an önce TBMM’de komisyonların toplanması, sağlıkta şiddete yol açan bütün gerekçelerin ortaya dökülmesi ve bununla ilgili yasaların çıkartılmasını istiyoruz” dedi.

DİSK Dev-Sağlık İş adına Dr. Mihriban Yıldırım şiddetin sorumlusunun sadece şiddeti uygulayanların değil böylesi şiddet dolu bir ortamda çalışılmasına neden olan yöneticiler de olduğunu söyledi.

Basın açıklamasının tamamını okumak için tıklayınız.