TTB ANKARA TABİP ODASI

KADIN HEKİMLİK Ve KADIN SAĞLIĞI KOMİSYONU ÇALIŞMA YÖNERGESİ

Amaç

Madde 1- Bu Yönergenin amacı, Ankara Tabip Odası (ATO) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu’nun kuruluş, görev ve yetkileri ile çalışma koşullarını, ilkeleri ve yöntemlerini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2- Bu Yönerge, ATO Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu’nun ; örgütlenme biçimi, üye yapısı, toplanma ve çalışma koşulları, çalışma ilkeleri, karar üretme süreçleri, görev ve yetkileri ile ATO Yönetim Kurulu , Oda’nın diğer komisyonları, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu ile ilişkilerini düzenler.

Dayanak

Madde 3- Bu Yönerge 29.06.1996 tarihli 44.Büyük Kongre’de kabul edilerek yürürlüğe giren “Türk Tabipleri Birliği Organları Çalışma Yönergesi “ 23.,31., 32., 33., maddeleri uyarınca ve 6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun 4. ve 59. maddeleri dayanak alınarak hazırlanmıştır.

Komisyon Yapısı

Madde 4- ATO Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, ATO üyesi olan kadın hekimlerden oluşur. Çalışmalarını 5 kişilik yürütme kurulu karar ve denetimde ATO Yönetim Kuruluna bilgi vererek yürütür.

Komisyonun amaçları

Madde 5- ATO Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, aşağıda dile getirilen amaçları gerçekleştirmek üzere çalışmalarını yürütür.

  1. Kadın hekim olmanın toplumsal, sosyal , kültürel yönlerini analiz etmek,
  2. Tıp eğitiminde ve hekimlik mesleğinde cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele etmek,
  3. ATO ortamında kadınların katılımını arttıracak kota, pozitif ayrımcılık, örgütsel iklimin erkek egemen anlayıştan arındırılması gibi mekanizmaları kurmak,
  4. Kadın sağlığına ilişkin konulara ve sorunlara yönelik geleneksel yaklaşımdan farklı bir bakış açısı geliştirmek,
  5. Kadınlara eşit, ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir ve sürekli sağlık hizmeti için mücadele etmek,
  6. Ülkemizde öncelikli bir kadın sağlığı sorunu olan kadına yönelik şiddetle mücadele etmek, bu amaçla kadın örgütleriyle ve diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak,
  7. Kadınların eşitlik, özgürlük mücadelesine katkı sağlamak için çalışmalar yapmak, bu amaçla kadın örgütleriyle ve diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak.
  8. Egemen söylemden bağımsızlaşmış bir kadın dili oluşturmak ve bunu olabildiğince ortaklaştırmaya çalışmak,

Çalışma İlkeleri

Madde 6- ATO Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, çalışmalarını aşağıdaki ilkeler çerçevesinde yürütür.

  1. Komisyon toplantılarını kadın hekimlerin ve kadın tıp öğrencilerinin katılımına açık kılmak,
  2. Komisyon toplantılarında kadınların kendi sözlerini söyleyebilecekleri, kadın bakışını içeren yöntemlerle stratejiler üretebilecekleri, erkeklik ideolojisinin tahakkümünden bağımsız görüşleri rahatça ve çekincesiz olarak dillendirebilecekleri bir ortamı sağlamak,
  3. Tıbbın egemen ataerkil bakışını sorgulamak; tıbbi uygulamalarda kadını görünür kılmak, kadına özgü sağlık sonlarını açığa çıkarmak ve çözüm önerileri geliştirmek,
  4. Kadının sağlık ve güvenlik politikalarından dışlanmasına ve sağlıkta kadın emeği sömürüsüne karşı mücadele etmek,
  5. Kadın bedeninin, cinselliğinin ve emeğinin denetlenmesi bağlamında öncelikle bir kadın sağlığı sorunu olan, ama aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu olan “kadına yönelik şiddet” konusunu gündemde tutmak. Kadın sağlıkçılara daha çok uygulanan mobbing konusunda
  6. Kadın sağlığı politikalarının oluşturulmasında ve geliştirilmesinde etkin bir aktör olma mücadelesi yürütmek.

Çalışma Yöntemi

Madde 7- Komisyon, ATO altında belirlenen kadın hekimlik ve kadın sağlığı alanındaki sorunlara yönelik olarak çalışır. Bu amaçla; kadın hekimlerin toplumsal cinsiyet ayrımcılığından kaynaklanan sorunlarını tartışmak, konuyla ilgili ulusal ve uluslararası  yasal düzenlemelerle uyumlu olarak hazırlanan ve TTB 68. Büyük Kongre Kararları arasında yer alan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi” çerçevesinde çözüm önerileri geliştirmek, sağlık alanında kadınların özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çalışmak, kadın sağlığının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması için çaba harcamak, ülkenin kadın sağlığı ile ilgili politikalarında gündem oluşturmak ve yeni politikalar üretmek üzere çalışmalarını yürütür.

Madde 8- Komisyon, ATO Yönetim Kurulu ve TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu ile işbirliği içinde çalışır. Komisyonun kurulmasına Oda Yönetim Kurulu karar verir. İlk komisyon, gönüllü katılım ya da ATO Yönetim Kurulu’nca görevlendirme yoluyla oluşturulur, daha sonra gönüllü katılımlarla komisyon genişletilir. Komisyon, Kol’un merkezden yürütülen çalışmalarının desteklenmesinin yanı sıra, yerel sorun ve gereksinimlere yönelik çalışmalar yapar.

Madde 9- Komisyon çalışma ve toplantıları bütün kadın hekimlere ve kadın tıp öğrencilerine açıktır. Komisyon gönüllülük esası ile en az ayda bir toplanır. İç işleyişinde özerk, ancak ATO Yönetim Kurulu’na karşı sorumludur.

Madde 10- Komisyon iye sayısının 10 (on) ‘un üstünde olması halinde, seçim yoluyla belirlenen başkan,  sekreter ve üç üyeden oluşan Komisyon Yürütme Kurulu oluşturulur. 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Yasası uyarınca 2 yılda bir yapılan olağan Oda seçimlerine koşut olarak, ATO Yönetim Kurulu,  Yürütme Kurulu’nun yenilenmesini isteyebilir. Halen görevde olan Komisyon, gelecek Oda seçimlerine dek görevde kalır. Oda Yönetim Kurulu yenilenme istemese de, Yürütme Kurulu iki yılda bir yeniden seçilir. Yürütme Kurulu üyeleri en fazla iki dönem üst üste görev alabilir.

Komisyon Yürütme Kurulu ; ATO Yönetim Kurulu, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu ve ATO’nun öteki komisyonlarıyla ilişkilerin yürütülmesi, il düzeyinde çalışan kadın örgütleriyle ilişkilerin kurulması ve sürdürülmesi, Kadın Sağlığı ve Kadın Hekimlik Komisyonu toplantılarının planlanması,  yürütülmesi, komisyon toplantısında alınan kararların yerine getirilmesi, izlemi ve raporlanması ile görevlidir.

Toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en geç bir hafta önce Komisyon Yürütme Kurulu üyeleri tarafından komisyon üyelerine yazılı olarak bildirilir ve ek gündem önerileri varsa toplantı öncesinde gündeme eklenmesi sağlanır.

Toplantı sırasında Komisyon Yürütme Kurulu üyeleri belirlenen gündeme uygun olarak toplantıyı açar ve bir önceki toplantıdan bu yana oluşan gelişmeleri katılımcılara sunar. Daha sonra belirlenmiş olan gündem maddelerinin görüşülmesine geçilir. Kararlar, toplantıya katılanların oy çokluğu ile alınır.

Her toplantı sonunda bir sonraki toplantı tarihi belirlenir. Bu sırada raportör gelişmeleri not eder ve alınan kararları toplantı sonrası bir hafta içinde yazılı hale getirerek komisyona sunar.

Madde 11- Komisyon üye sayısının 10 (on) ‘un altında olduğu durumda, komisyon üyeleri tarafından seçilen başka ve sekreter olmak üzere iki üye ile komisyon faaliyetleri koordine edilir. Koordinasyonun görevi, madde 10 ‘da dile getirilen Komisyon Yürütme Kurulu görevi ile uyumludur.

Madde 12 – Komisyon ve Yürütme Kurulu çalışmaları için gerekli koşul ve olanaklar; ATO Yönetim Kurulu tarafından sağlanır, sekreterlik hizmetleri verilir. ATO Yönetim Kurulu ve Komisyon (varsa Komisyon Yürütme Kurulu) arasındaki ilişkilerden, Oda Başkanı ya da görevlendirilen bir Yönetim Kurulu üyesi sorumludur. Görevli Yönetim Kurulu üyesi, gerektiğinde Komisyon toplantılarına katılabilir.

ATO Başkanı gerekli gördüğü durumlarda; ATO Yönetim Kurulu gündeminin ilgili maddelerine ilişkin olarak, bilgi ve görüşlerini almak üzere, Komisyon üyelerinden konu ile ilgili kişi ya da kişileri ATO Yönetim Kurulu Toplantısına davet edebilir.

Madde 13 – Komisyon çalışma programı, çalışma raporları, yıllık etkinlik planları, duyurular ATO Yönetim Kurulu’na sunulur;  söz konusu belgelerin Yönetim Kurulu onayı doğrultusunda ATO web sitesinde yer alması ve Oda çalışanlarınca gecikmeksizin sisteme yüklenmesi sağlanır.

Madde 14- Komisyon, verimli, etkin ve hızlı çalışmalar yapabilmek için, gerektiğinde üyeleri arasından sürekli ya da geçici alt çalışma grupları oluşturabilir.

Madde 15- Bu Yönerge, ATO Başkanı ve Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu Başkanı tarafından yürütülür.

Yürürlük

Madde 16- Bu Yönerge, ATO Yönetim Kurulu tarafından onaylandıktan ve ATO web sitesinde yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer.

 

 

Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik komisyonu, yeni dönem ilk toplantısını 17.05.2018 tarihinde gerçekleştirdi.

17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Güne denk düşen bu günde, biz de cinsiyetler üzerindeki her türlü kısıtlama ve yasakları, nefret saldırılarını, istihdamdaki ayrımcılığı ve medyadaki nefret dilini kınayarak ATO Kadın Hekim Komisyonu çalışmalarımızı başlattık.
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu’ndan Dr. Selma Güngör’ün kol hakkındaki bilgilendirmesi, ATO Kadın Komisyonu’ndan Dr. Filiz Ak’ın geçen dönem ATO adına katıldığı Toplumsal cinsiyet ve Kadın sağlığı ile ilgili sunumları ve çalışmaları hakkında bilgi vermesinin ardından yeni dönem komisyon çalışmalarının planlaması yapıldı.
Her türlü ayrımcılık ve nefrete karşı mücadelemizi sürdüreceğimiz, Demokrasi ve insan hakları mücadelesi yürüten herkesle beraber yol alacağımız eşit ve özgür günler için tüm üyelerimizi bizimle birlikte çalışmaya davet ediyoruz.

"Toplumsal Cinsiyet ABC’si" Sunumu Düzenlendi

Dr. Filiz Ak 24 Mayıs 2018 tarihinde “Toplumsal Cinsiyet ABC’si “ konulu bir sunum yaparak ; “Toplumsal cinsiyet ne demektir?”, “Toplumsal cinsiyet ve Biyolojik cinsiyet arasındaki farklar nelerdir?”, “Toplumsal cinsiyet yaşamlarımızı nasıl etkilemektedir ?”, “Bir toplumun cinsiyet perspektifi neden önemlidir?“ sorularının karşılıklarını anlattı.

Toplumsal cinsiyette normal algısı ve interseks kavramı, cinsiyetle ilgili diğer kavramlar ve cinsel yönelim konularının da işlendiği toplantı interaktif olarak devam etti ve katılımcıların soru – cevapları ile son buldu.

31 Mayıs 2018 tarihinde toplantı düzenlendi

Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik Komisyonu tarafından 31 Mayıs 2018 Perşembe günü düzenlenen toplantıya Ankara Barosu avukatlarından ve baro bünyesindeki Menekşe Derneği başkanı Aslı Arıhan ve Kadın Çalışmaları Derneğinden Toplumsal cinsiyet uzmanı Salime Tarihçi konuk olarak katıldı.


Konuklar ve katılımcılar ile aile içi şiddet, cinsel istismar konuları konuşularak, şiddet görmüş ya da istismara uğramış bireylere yaklaşımı irdelendi. Menekşe Derneği Başkanı , avukat Aslı Arıhan konu ile ilgili dernek çalışmaları yanı sıra hukuki destek konusundaki aşamaları anlattı. Toplantı, komisyon ve ilgili derneklerin işbirliği yapması ve iletişim halinde olunması önerileri ile son buldu.

20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü

Siyah trans kadın Rita Hester, Kasım 1998’de ABD’nin Boston şehrinde kendi evinde göğsüne aldığı 20 bıçak darbesiyle öldürüldü. Polisler bedenini 28 Kasım'da buldu. 4 Aralık'ta Rita'nın öldürüldüğü Allston semtinde mumlu bir yürüyüş düzenlendi.  Bundan bir yıl sonra 1999 yılında trans aktivist ve grafik tasarımcı Gwendolyn Ann Smith "Remembering Our Dead" (Ölülerimizi Anmak) web projesini başlattı. Transları Anma Günü (Transgender Day of Remembrance) bu proje ile ortaya çıktı. Dünya trans hakları hareketi ve transfobi karşıtları; Rita Hester cinayetini sembol haline getirerek, her yılın 20 Kasım gününü Nefret Cinayeti Mağduru Transları Anma Günü olarak çeşitli etkinliklerle toplumun gündeminde tutmaya devam etmektedir.

Dünyanın her yerinde ve Türkiye’de, translar nefret cinayetleri sonucu yaşamlarını yitirmektedir. Avrupa trans ağı Transgender Europe’in (TGEU) 2015 yılı raporuna göre Türkiye, Trans cinayetlerinde Avrupa’da birinci, dünyada ise dokuzuncu sırada yer almaktadır. Ölenlerin çoğu, hayatlarını sürdürebilmek için çalıştıkları sokaklarda ya da yaşadıkları evlerde vahşice katledilmektedir. Kaos GL'nin 2017 Nefret Suçu Raporu'na göre, kamusal alanlarda tanıklar önünde nefret suçları işlenmektedir; failler genellikle iki kişiden fazladır LGBTİ'leri hedef alan nefret suçları ve ayrımcılıklar cezasız kalmaktadır.

Ankara Tabip Odası LGBTIQ Çalışma Grubu olarak 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü için söylememiz gerekenler olduğunu düşündük.

“Translara Yönelik Psiko-Sosyal Destek Mekanizmaları Çalıştayları ve

Hekimlerinin Destek Mekanizmalarındaki Yeri 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği tarafından düzenlenmiş olan “Translara Yönelik Psiko-Sosyal Destek Mekanizmaları Çalıştayları”nın ilki 5 Mart 2015’te, ikincisi de 19 Kasım 2015’te “20 Kasım Nefret Suçları Mağduru Transları Anma Günü” etkinlikleri kapsamında, üçüncüsü de 3 Mart 2016’da gerçekleştirilmiştir. Ankara Tabip Odası LGBTIQ Çalışma Grubu da, psiko-sosyal destek mekanizmalarında hekimlerin rolüne ilişkin taşıdığı sorumluk gereği, bu çalıştaylara katılmış, transların sorunlarını yakından izlemiştir.

Her alanda ayrımcılık ve şiddete maruz kalan trans bireylerin travma ile baş etmek için psikososyal destek almaları gerekmektedir. Ancak bu destek mekanizmalarına erişimde de ayrımcılık ile karşılaşılmaktadır. Hak temelli örgütlerin de transların insan hakları ihlallerini raporlamadıkları gözlenmektedir. Hak ihlallerinin raporlanması ve travma sonrası psikososyal destek mekanizmalarının sağlanmasının yanı sıra, kurumların ve sivil toplum örgütlerinin farklı toplumsal cinsiyet kimlikleri konusunda farkındalığını artırmak ve şiddeti önlemek için de işbirliği ve mekanizmalar oluşturulması gerekmektedir.

Birinci çalıştayda trans kadınların sorunları, gereksinimleri ele alınarak, çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmış; psikososyal destek sunan mesleklerin eğitimlerinde ve sağlık eğitiminde cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği kavramlarının yer alması, sivil toplum örgütlerinin eşgüdümünün ve deneyim aktarımının önemi, işkence ve kötü muamelenin raporlaştırılması ve mağdurlara tıbbi ve rehabilitasyon desteklerinin verilmesi konusunda işbirliğine gidilmesi, sığınma evlerine LGBTİ’lerin erişimi ve translar için sığınma evi başlıkları ele alınmıştır.

İkinci çalıştayda da transların barınma sorunları, çalışma yaşamında karşılaştıkları ayrımcılıklar, sığınma evi ve huzurevi gibi sosyal destek mekanizmalarına erişimin önündeki engeller, yaş gruplarına göre gereksinimler, sorunlar ve talepler, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler derin olarak tartışıldı ve şiddet mağdurlarına yönelik desteklere, sığınaklara, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) gibi kurumsal hizmetlere erişimde alternatif mekanizmaların oluşturulmasına dair karşılıklı deneyim aktarımı ve katılan örgütlerin işbirliği önerileri gündeme getirilmiştir.

3 Mart 2016 tarihli üçüncü çalıştayda ise seks işçisi transların yaşadığı ayrımcılık ve şiddet başta olmak üzere transların karşılaştığı sorunlar bir kere daha gündeme getirilerek psikososyal destek mekanizmalarını sağlayacak bir ağın nasıl oluşturulacağı üzerinde durulmuştur.

Dünya Sağlık Örgütü’nün “Sağlık; yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir” tanımından yola çıkarak sağlığın belirleyenlerini sıraladığımızda, “toplumsal cinsiyet”in de bunlardan biri olduğunu görürüz. Sağlıkta toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak demek; sağlığa ilişkin politikalar üretirken bütün toplumsal cinsiyet kimliklerinin ve cinsel yönelimlerin sağlık hakkını korumak demektir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerde ve TC Anayasası’nda yer alan normlara göre sağlık hakkını toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayarak korumak ve sağlığa erişim önündeki engelleri kaldırmak, kamu kuruluşu niteliğinde meslek örgütümüzün sorumlulukları arasındadır. Toplumsal cinsiyet merceği ile üretilen sağlık politikalarında farklı toplumsal cinsiyet kimliklerine ve cinsel yönelimlere ilişkin sağlık hakkının da korunması gerekmektedir. Bu nedenle, ATO Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu bünyesinde 2014’te kurulan LGBTİQ Çalışma grubu, uluslararası ve ulusal normlar ve standartlarda yer alan “sağlık hakkı ve toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramlarında LGBTİQ bireylerin sağlık haklarının telaffuz edilmesinin ve temel tıp kitaplarında ve literatüründe yer alan LGBTİQ’ların sağlık gereksinimlerinin karşılanmasının savunucusu olmuştur.

Toplumdaki her birey gibi, transların da “bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini” içeren sağlıklarını korumak, koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlamak, yaşanan sağlık sorunlarında ve şiddete bağlı sorunlarda psiko-sosyal-tıbbi destek mekanizmalarını oluşturmak hekimlik mesleğinin gereğidir.

Sağlıklı olabilmenin temel koşulu kendini gerçekleyebilmektir. Ancak transların bu hakkının önünde engeller vardır. Bunlardan biri de, Ankara’da 17 Kasım 2017 tarihinden beri uygulanan ve birinci yılını dolduran LGBTİ+ etkinlik yasağıdır.

Temel insan haklarını ve sağlık hakkını ihlal eden ve LGBTIQ nüfusun sesini engellemeye çalışan sınırlar, insanlık onuru ile bağdaşmaz. İfade özgürlüğü, dernek kurma hakkı, toplanma hakkı ihlali bir ayrımcılıktır ve ayrımcılık bir tür şiddettir.

Toplumsal cinsiyet kimliklerine ve cinsel yönelimlere karşı her türlü şiddet, toplumsal cinsiyete dayalı bir şiddettir ve aynı zamanda halk sağlığı sorunudur. Şiddetten ve şiddete zemin hazırlayan nefret söylemlerinden arındırılmış bir dünya yaratmadan sağlığı koruyamayacağımızı vurgulamaya devam edeceğiz.

20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Gününde toplumsal cinsiyet kimliklerine, cinsel yönelimlere ve varoluşlara karşı çizilen sınırları kabul etmiyoruz.

LGBTİ haklarının sınırlarını kaldırmanın zamanı geldi!

LGBTİ hakları insan haklarıdır!

Ankara Tabip Odası LGBTİQ Çalışma Grubu

20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Gününe ilişkin Açıklamanın PDF halini indirmek için tıklayınız.