Değerli Basın Mensupları, sevgili vatandaşlarımız,
Bugün burada, 81 ilde eş zamanlı olarak sesimizi sizlere duyurabilmek için toplanmış bulunuyoruz.
Aile Hekimliği sisteminde görev yapan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının, son bir yıl içinde Aile Sağlığı Merkezlerine gelmeyen kayıtlı hastalar nedeniyle ilk kez ücret katsayıları yarıya indirilmiş, ciddi gelir kayıpları yaşanmıştır. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları, son derece yıpratıcı bir performans sisteminin baskısı altındadır.
Günlük 70’i aşan yoğun poliklinik sayılarına rağmen, bizlerden bir hekim gibi değil, adeta bir veri giriş memuru gibi günlük binlerce veriyi sisteme girmemiz beklenmektedir. Ücretlerimiz onlarca farklı parametre ile hesaplanmakta; maaşlarımızın yaklaşık %65’i öngörülebilirliği olmayan bu parametrelere bağlıdır. Uzun süreli izin aldığımızda ya da her insan gibi bir gün hastalandığımızda, ücretlerimiz en düşük memur maaşının bile altına düşebilmektedir.
Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının aldığı ücretin yalnızca %35’i taban ödemedir. Buna karşılık 2. ve 3. basamakta bu oran yaklaşık %72’dir. Başka hiçbir meslek grubunda bu kadar ağır ve bu denli performansa dayalı bir ödeme sistemi bulunmamaktadır.
Aile hekimlerine daha önce verilen, nüfus düzenlemesiyle ücretlerin düşmeyeceği yönündeki sözler yerine getirilmemiş; meslektaşlarımız bu konuda büyük bir hayal kırıklığına uğramıştır. Nüfus başı katsayıların artırılması gerekirken, “pozitif performans” adı altında çok sayıda yeni parametreyle kesintiler devreye sokulmuştur.
Bizler gerçekten çok ağır bir iş yükü altındayız. Akla, mantığa ve bilime aykırı zorlayıcı uygulamaların artık değiştirilmesini istiyoruz. Devlet tarafından hakkında arama kararı bulunan yaklaşık 1 milyon kişi Aile Sağlığı Merkezine gelmezse, bunun bedeli bizim ücretlerimizden kesilmektedir. Bizlerden hem hekimlik, hem dedektiflik yapmamız istenmektedir.
Akıbeti belli olmayan yaklaşık 30 bin kişiyi bulun, Aile Sağlığı Merkezine getirin; aksi hâlde ücret katsayılarınızı yarıya indiririz denilmektedir. Devletin polisi ve jandarması tarafından dahi bulunamayan bu kişileri bizler nasıl bulabiliriz?
Bizler hekimiz, hafiye değiliz!
Her gün değişen ve bilimle uzaktan yakından ilgisi olmayan kriterlerle hekimlik yapmak her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Hastalarımıza ayırmamız gereken değerli zaman, bilgisayar başında veri girmekle geçmektedir. Bir hastanın bir yıl boyunca neden Aile Sağlığı Merkezine gelmediğinin hesabı bizlere sorulmaktadır. Bizlerden telefon başında adeta bir tele-sekreter gibi çalışmamız beklenmektedir.
Bu ülkenin en zeki, en çalışkan ve en özverili evlatları olan bizlere reva görülen bu akıl dışı uygulamaların; başta vatandaşa karşı hafiyelik görevi olmak üzere tamamının kaldırılmasını, aklı, mantığı ve vicdanı olan herkesten talep ediyoruz.
Bizler hastalarımıza daha kaliteli muayene hizmeti vermek, gerçekten hekimlik yapmak istiyoruz.
Bırakın işimizi yapalım!
Bırakın tıp diplomamızın hakkını vererek çalışalım!
Bırakın kendi planladığımız, akılcı bir sistemde hizmet verelim!
Biz aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları olarak sağlık sistemini daha iyi hâle getirecek formülü biliyoruz. Aile hekimlerini ve aile sağlığı çalışanlarını anlamsız iş yükleriyle mutsuz ve umutsuz hâle getirmeyin. Sahada çalışan aile hekimini hastayı muayene etmekten uzaklaştıran, sekreterliğe zorlayan bu yönetmeliğin kaldırılmasını; yerine sahada ki aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının katkısıyla hazırlanmış gerçekçi bir yönetmeliğin yürürlüğe konmasını istiyoruz.
Hastanın en iyi koşullarda hizmet aldığı, aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının da insani şartlarda çalışabildiği sağlıklı bir çalışma ortamı talep ediyoruz.
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN)
Ankara Aile Hekimliği Derneği (ANKAHED)
Ankara Tabip Odası (ATO)
Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS)
Genel Sağlık-İş Sendikası
Hekim Birliği Sendikası
Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği (SAHADER)
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES)
