ATO - HEKİMLERİN GÜCÜ

 

Şubat 27 2026

2025 Yılında Sağlık Harcamaları Hanelere Yük Getirdi!

27-02-2026, 11:18 Haberler / 2026 Haberleri 24

TÜİK, “2025 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” ile birlikte uyguladığı “Sağlık Modülü 2025” çalışmasının sonuçlarını yayımladı. “Sağlık Modülü”, gelir dağılımı yanında yaşam koşulları, sosyal dışlanma ve göreli gelir yoksulluğu gibi konularda veri üretmek amacıyla hanelerdeki 15 yaş ve üstündeki tüm fertlerin sağlık durumlarını ve sağlık harcamalarının ekonomik yükünü hesaplayan ölçüm sistemidir.

“Sağlık Modülü 2025” sonuçları, yüksek enflasyonun kronikleştiği ve gelir dağılımındaki eşitsizlik nedeniyle hanelerin daha fazla yoksullaştığı bir dönemde sağlık harcamalarının ve sağlığa erişiminin güncel durumunu ortaya koyması açısından önemlidir.

2022-2025 yılları arasında düşük gelir gruplu hanelerde sağlık harcamaları hane bütçesi içinde önemli bir kaleme dönüşürken, yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındaki kesimlerde muayene, tedavi ve ilaç harcamalarının “yük” olarak görülmesine neden olmuştur.



Modül sonuçlarına göre en düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 62,9’u doktor muayene ve tedavi harcamaları “yük” olarak görürken, en yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 53’ü doktor muayene ve tedavisinin, yüzde 59,5’i ise ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtmiştir.

Diş muayene ve tedavisine erişim ve harcamalardaki eşitsizlik daha fazla belirgindir. Yoksulluk riski altındaki kesimlerde diş muayene ve tedavi harcamalarını “yük” olarak görenlerin oranı yüzde 37,6 iken, hem en düşük gelir grubunda (yüzde 45,4) hem en yüksek gelir grubunda (yüzde 25,5) diş tedavisi ve muayenesi için harcama yapılmadığı görülmektedir. Bu veriler, özellikle düşük gelirli kesimlerin diş sağlığı hizmetlerine erişimde zorlandığını, diş tedavisini diğer sağlık tedavilerine göre ertelediklerini göstermektedir.

İlaç harcamalarında 2025 yılı itibarıyla harcamayı “biraz yük” olarak görenlerin oranı yüzde 58,2 iken, “çok yük” görenlerin oranı yüzde 7,3’tür. Yoksulluk riski altındaki kesimde ilaç harcamalarını “biraz yük” görenlerle birlikte bu oran yüzde 65,5’e kadar yükselmektedir.

“Sağlık Modülü 2025” verileri sağlık harcamalarının özellikle dar gelirli ve yoksul kesimlerde oluşturduğu yükü gözler önüne sermesi açısından kritiktir. Dört kişilik bir hanede açlık sınırının 30 bin TL’yi, yoksulluk sınırının 100 bin TL’yi geçtiği bir dönemde cepten sağlık harcamalarının artışı, hane içindeki gelir ve bölüşüm dağılımını olumsuz etkilediği kadar nitelikli sağlığa erişimi de azaltan bir etkendir.

OECD tarafından hazırlanan “Sağlığa Genel Bakış 2025” raporuna göre sağlık hizmetleri için ayrılan payın GSYH’ye oranı OECD ülkeleri ortalamasında yüzde 9,3 iken, Türkiye’de yüzde 4,7’dir. Kişi başı sağlık harcamasında OECD ülkeleri ortalaması 5 bin 967 dolar iken Türkiye’de yıllık 2 bin 309 dolarda kalmaktadır. Sağlığa ayrılan kaynağın yetersizliği, hanelerde cepten yapılan harcamaları artıran veya hane ekonomisi üzerinde yük oluşturmaması için sağlık hizmetine erişimden feragat ettiren bir faktördür.

Muayene sıralarının uzadığı, buna karşılık muayene sürelerinin 5 dakikaya düştüğü sağlık ortamında sağlığa erişimdeki eşitsizlik her geçen biraz daha görünür hale gelmektedir. Türkiye’nin sosyal eşitliği ve adaleti gözeten kamucu, bilimsel, nitelikli, ücretsiz ve erişilebilir sağlık sistemine ihtiyacı vardır.
TÜİK verilerinin ortaya koyduğu gibi sağlıkta eşitsizlik, sosyoekonomik eşitsizlikten bağımsız değildir. Yoksullaşmanın ve sosyoekonomik eşitsizliklerin daha da derinleştiği bugünlerde nitelikli sağlık hizmetini ve sosyal güvenliği sağlayacak, gelir dağılımında adaleti gözetecek politikalar hayata geçirilmelidir.

Ankara Tabip Odası

Haber Resimleri:

Benzer Haberler

HEKİM POSTASI

© "Ankara Tabip Odası".Tüm Hakları Saklıdır.
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA VE AYDINLATMA METNİ