İktidar partisi milletvekillerinin imzasını taşıyan, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” TBMM Başkanlığına sunuldu.
Kanun Teklifi, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşlarının kurumlar vergisi muafiyetinin kapsamı dışında tutulmasını öngörmektedir. Teklife göre bu hüküm 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecektir.
Vakıf üniversiteleri bu düzenlemeyle özel hastanelerle eşit statüde değerlendirilerek vergilendirmede aynı kriterlere tabi olacaktır.
Öncelikle vakıf üniversiteleri, devlet üniversitelerinin statülerinden farklı olsa da verilen eğitim ve yapılan iş itibariyle kamusal niteliği haiz kurumlardır. Vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi bölümlerinden mezun olacak hekim adayları –kamu veya özel fark etmeksizin– Türkiye’nin dört bir yanındaki sağlık kurum ve kuruluşlarında görev alarak yine halk sağlığı için çalışacaktır.
Vakıf üniversiteleri hastanelerini ilgilendiren bu düzenleme sorun çözmekten ziyade tıp eğitiminin ve hizmetinin kamusal niteliğini zedeleyici nitelikte olup, yeni sorunlara yol açacaktır. Vergi yükü, pek çok benzer uygulamada olduğu üzere öncelikle çalışanların ve öğrencilerin üzerine yüklenecek; çalışanların ücret politikaları ve eğitim ücretleri yeni vergilendirme kriterlerine göre yapılandırılacaktır. Bu da öğrenim ücretlerinde artışa, çalışan ücretlerinin reel olarak düşüşüne yol açma ihtimali taşımaktadır.
Hekimler olarak her zaman dile getirdiğimiz üzere “vergide adalet” eksiksiz şekilde uygulanmalıdır. Ne var ki, Türkiye’de 2013-2024 yılları arasında 6 milyar TL’ye yakın vergi cezasının silindiği, 2026 yılı bütçesinde 3,5 trilyon TL vergi tatbikinden vazgeçildiği bilinirken, “vergide adalet” ilkesinin böyle sağlanamayacağı ortadadır.
Ankara Tabip Odası
