Ülkemizdeki ekonomik kriz ve yüksek enflasyon ortamı çocukların eğitim ve öğretim hayatını olumsuz etkilemektedir. Ekonomi politikaları ve eğitim politikalarındaki piyasacı anlayış nedeniyle kamunun eğitime ayırdığı kaynak yetersiz kalırken, eğitimin finansmanında özel harcamaların payı artmaktadır.
OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2024” raporuna göre Türkiye, tüm eğitim kademelerinde öğrenci başına en düşük harcama yapan OECD ülkeleri arasındadır. Türkiye’de GSYH’nin yüzde 4,2’si eğitim kurumlarına harcanırken, OECD ülkeleri ortalaması yüzde 4,9’dur. İlkokul kademesinde kamu harcamalarının payının en düşük, özel harcamaların payının en yüksek olduğu Türkiye’de eğitimin finansmanı velilere ve öğrencilere endeksli hale getirilmiştir.
Eğitimdeki özelleştirmeci anlayış, gelir adaletsizliğine bağlı olarak dar gelirli haneler ile ekonomik durumu iyi haneler arasındaki makası açmakta, öğrenciler arasındaki eşitsizliği derinleştirmektedir. Üniforma, eşofman takımı, ayakkabı, ders kitapları, kırtasiye malzemeleri, diğer eğitim araç ve gereçlerinin yer aldığı ortalama okul alışverişi sepetinin tutarı asgari ücrete yaklaşmış durumdadır. Ne var ki, okul araç ve gereçleri ile kırtasiye ürünleri açısından tek sorun yüksek fiyatlar değildir.
Çocuklarımızın eğitim ve öğretim hayatında kullandığı kırtasiye malzemelerinin mevzuata uygun şekilde, gerekli kalite standartlarına göre üretiminin, denetiminin ve kontrolünün yapılması halk sağlığı ve çocuk sağlığı açısından önemlidir. Kırtasiye malzemelerinin yapımında giderek yayınlaşan fitalat, benzen, azo boyalar ve bazı ağır metallerin kullanımı, bu maddelerin yer aldığı araç ve gereçlere uzun süreli maruziyet pek çok hastalığa ve sağlık sorununa davetiye çıkarmaktadır.
Toksik kimyasalların, ağır metallerin, kanserojen ve alerjen boyarmaddelerin kullanıldığı ürünler çocuk sağlığını olumsuz etkilemektedir!
*Fitalatlar, bazı malzemelerdeki boya ve kokuların uzun süreli muhafazasını sağlamak amacıyla kullanılan toksik kimyasallardır. El teması, tükürük ve ter yoluyla vücuda geçen fitalatlar endokrin sistemine ve karaciğere zarar verir.
*Sentetik elyafların renklendirilmesinde kullanılan azo boyarmaddelerine uzun süreli temas bazı kanser türlerine ve karaciğer hastalıklarına yol açabileceği gibi mutajenik etkilere sebebiyet verebilir.
*Kırtasiye ve okul ürünlerinin bileşiminde sıkça kullanılan nikel, krom, kurşun, cıva, arsenik gibi ağır metallere uzun süreli maruziyet durumlarında bunların vücuttaki birikimi artar ve bazı kanser türlerinin görülmesine yol açabileceği gibi, çeşitli nörolojik sorunlara da neden olabilir.
*Makas, pergel, zımba gibi eşyalarda korozyona karşı direncinin artırılmasında kullanılan nikel ve fitalatlar ciltte tahrişe ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
*Öğrencilerin en çok kullandığı çanta, beslenme çantası, kalem kutusu, matara, silgi, pastel boya ve suluboyalar içindeki kanserojen ve alerjen boyarmaddeler, çeşitlik toksik kimyasallar ve metaller, çocuk sağlığı açısından büyük risk faktörleridir. Bu maddelere uzun süreli temas durumunda biyoduyarlılık sınırı aşılacağından ötürü alerji, tahriş, egzama, hormon sisteminde sorunlar, üreme sisteminde bozukluk gibi sağlık sorunları tetiklenebilir. Çocuklarda sinir ve bağışıklık sistemi sorunlarına yol açabilir.
TMMOB / Kimya Mühendisleri Odası tarafından da belirttiği üzere;
*Okul araç ve gereçlerinde azo boyarmadde ve ağır metallerin kullanıldığı kokulu ve boyalı ürünlerden kaçınılmalıdır.
*Kırtasiye ürünlerinde TSE ve CE işaretlerinden en az biri olmalıdır.
*Çocukların sıkça kullanacağı ve gıda maddelerinin temas ediceği beslenme çantası ve suluk gibi araç ve gereçleri mümkünse plastik olmamalıdır.
Çocukların Sağlığını Korumak ve Daha İyi Bir Eğitim Hayatı Sağlamak Kamunun Öncelikli Görevidir!
Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve ilgili kurumlar okul araç ve gereçleri ile kırtasiye ürünlerinin üretim ve satış aşamalarında gerekli denetimlerini yapmalı, yurt içinde üretilen veya ithal edilen ürünlerin mevzuata uygun olup olmadığını düzenli kontrol etmelidir.
Öğrencilerin ihtiyaç duyduğu tüm eğitim araç ve gereçleri öğrencilere ücretsiz ve nitelikli şekilde tedarik edilmelidir.
Okullar açılırken kırtasiye ürün gruplarında KDV oranı yüzde 1’e indirilmelidir.
Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için yoksulluğu önleyici, koruyucu ve sosyal adaleti güçlendiren politikalar yürürlüğe konmalıdır.
Okullarda ve tüm eğitim kurumlarında kalori değerleri hesaplanarak en az bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek verilmelidir. Gelişme çağındaki bütün çocuklarımıza ücretsiz süt desteği sağlanmalıdır.
Ankara Tabip Odası
Yönetim Kurulu
