ATO - HEKİMLERİN GÜCÜ

 
ATO » Haberler » 2025 Haberleri » “Sağlıkta Türkiye Yüzyılı” Alarm Veriyor! Sağlık Sistemi ve Kamu Bütçesi Bu Yükleri Taşıyamaz!

Ekim 14 2025

“Sağlıkta Türkiye Yüzyılı” Alarm Veriyor! Sağlık Sistemi ve Kamu Bütçesi Bu Yükleri Taşıyamaz!

14-10-2025, 13:24 Haberler / 2025 Haberleri 88

“Sağlıkta Türkiye Yüzyılı” Alarm Veriyor!

Çin’in Nüfusu Kadar Hekime Müracaatı Bu Sistem Kaldıramaz!

Şehir Hastaneleri Yılın İlk 9 Ayında 80,9 Milyar TL Yuttu

Sağlık Sistemi ve Kamu Bütçesi Bu Yükleri Taşıyamaz!



Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu bu yıl içinde yaptığı bir konuşmada “Sağlıkta Türkiye Yüzyılı’nı başlatıyoruz” demiş, bir başka ziyaretinde “Türkiye’nin son 20 yılda dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunabilen ülkesi haline geldiğinden” bahsetmişti. Ne var ki, hizmet sunumu ve bütçe göstergeleri incelendiğinde sağlık sisteminde alarm zillerinin çaldığı ortadadır.

Uygulanan sağlık modelinin ve finansman sisteminin yıllardır hekim emeğine, halk sağlığına ve kamu bütçesine verdiği zararlar bilinmesine rağmen iktidar “Sağlıkta Dönüşüm Programı”ndaki ısrarını sürdürüyor. Bu ısrar ise telafisi güç sorunlara yol açıyor.

Birinci Alarm: 2002 yılında 208 milyon 966 bin olan hekime müracaat sayısı yüzde 401’lik artışla 2024 yılında 1 milyar 47 milyon 877’e ulaştı!

Sağlık hizmetlerini piyasalaştırarak hizmet sunumundaki niteliği düşüren, buna karşılık iş yükünü artırarak çalışma koşullarını ağırlaştıran, Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin en yıkıcı etkilerinden birisi hekime müracaat sayılarında karşımıza çıkıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz ay yayımladığı “Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024 Haber Bülteni”ne göre 2024 yılında;
• Birinci basamakta 453 milyon 941 bin 227,
• İkinci ve üçüncü basamaklarda 593 milyon 936 bin 674,
• Toplam 1 milyar 47 milyon 877 bin 901 hekime müracaat gerçekleşti.

“Sağlıkta Türkiye Yüzyılı” Alarm Veriyor! Sağlık Sistemi ve Kamu Bütçesi Bu Yükleri Taşıyamaz!


Sağlık Bakanlığı, 1 milyarı aşan kışkırtılmış sağlık talebini kontrol altına almaya yönelik önlemler ve düzenlemeler yerine popülist politikaları uygulamaya devam ediyor. Sağlık Bakanlığı 2025 yılı bütçe teklifinde kişi başı hekime müracaatı 2025 yılında 11,9, 2026 yılında 12,32, 2027 yılında 12,6 olarak tahmin ederken, 2024 yılında şimdiden 2026 yılının tahminine ulaşmış durumdadır.

85 milyonluk Türkiye’nin neredeyse 1,4 milyarlık sahip Çin’in nüfusu kadar hekime başvuru yapması, her bir yurttaşın sağlık hizmetlerinden yararlanmak amacıyla yılda ortalama 12,2 defa bir sağlık kurumuna başvurması, toplumun sağlıklı olmadığının, teşhis ve tedavi süreçlerinin uzadığının, sağlık okur-yazarlığının gelişmediğinin, bilimsellikten uzaklaşan sağlık politikalarındaki başarısızlığın göstergesidir.

İkinci Alarm: Özel Hastane Sayısı Son 22 Yılda Yüzde 103,7 Arttı!

1 milyarı aşan kışkırtılmış sağlık talebinin nedenlerinden biri hastaları “müşteri” olarak gören, sağlık sistemini piyasadaki arz-talep dengeleriyle belirlemeye çalışan Sağlıkta Dönüşüm Programıdır.

Özel sektörün payını büyütmek amacıyla kamudan özele daha yoğun kaynak aktarımı yapılıyor.



2002 yılında 774 kamu hastanesi, 50 üniversite hastanesi, 271 özel hastane varken; 2024 yılı itibariyle 941 kamu hastanesi, 69 üniversite hastanesi, 552 özel hastane faaliyet gösteriyor.

Özel sektör, kamu sektörüne göre 20 yılda 2 kattan fazla büyürken, sağlık sektörünün üçte birini kontrol ediyor. Bebeklerimizi öldüren “Yenidoğan Çetesi” olayında gördüğümüz üzere sağlık planlamasında özel sektörü daha çok büyütmeyi hedefleyen piyasacı anlayış, suç ve suçlu üreten bir yapıya dönüşmüştür.

Üçüncü Alarm: Şehir Hastaneleri Kamu Zararına Yol Açıyor!

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Bütçe Giderlerinin Faaliyet Sınıflandırması Tablosu”na göre “Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yapılan Sağlık Tesisleri” için Ocak ayında 15 milyar 129 milyon 245 bin 397 TL’lik harcama kalemi ayrılırken, bu rakam 2025 yılının ilk dokuz ayında (Ocak-Eylül) 80 milyar 916 milyon 996 bin 636 TL’yi buldu.



Şehir Hastaneleri kamu kaynaklarını yutmaya devam ederken projeleri üstlenen şirketler ise usulsüzlüklere ve kural tanımamazlığa devam ediyor. Sayıştay Başkanlığı’nın Eylül ayında yayımladığı 2024 yılına ait “Sağlık Bakanlığı Denetim Raporu”nda öne çıkan sorun başlıkları şunlardır:

• Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) Modeli ile yapılan projelere ilişkin bulgularına göre şirketler kendilerine devredilen çeşitli hizmetlerde taahhütlerine uymadıkları gibi bazı hastanelerde eksik hizmet sundular.
• Projelerde kendilerine tahsis edilen ticari alan sınırlarını aşmayı sürdürdüler; kullanılmayan doğal gaz faturalandırılması yapıldı.
• Sabit ve taşınabilir eşyalar eksik teslim edildi.
• TSE belgesi olmayan bazı tıbbi cihazlar kullanıldı.
• Planlanan hemodiyaliz üniteleri açılmadı.
• Görüntüleme randevularında ve laboratuvar sonuçlarında ciddi gecikmeler yaşandı.
• Sayıştay denetiminde bazı Şehir Hastanelerine Sağlık Bakanlığı bütçesinden fazla ödeme yapıldığı, buna karşılık Sağlık Bakanlığı'nın şirketlerden bazı bedelleri tahsil edemediği tespit edildi.

Ülkemizin ihtiyacı popülist ve piyasa-yönelimli Sağlıkta Dönüşüm Programı yerine, eşitlikçi ve kamucu sosyalleştirme ilkelerini esas alan, laik, bilimsel ve çağdaş sağlık sistemidir. Yoksullaşmanın, gelirde ve vergide adaletsizliğin yoğunlaştığı bu dönemde sosyoekonomik eşitsizlikler daha da derinleşirken, nitelikli sağlık hizmetini ve sosyal güvenliği sağlayacak politikalar hayata geçirilmelidir. Şehir Hastaneleri için yapılan sözleşmeler feshedilmeli, kira ve hizmet bedeli ödemeleri sonlandırılmalıdır. Şehir Hastaneleri ödemeleri “tiksindirici borç” kabul edilerek, şirketlere herhangi bir ödeme yapılmamalıdır. Şehir Hastaneleri kamulaştırılmalıdır.

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu

Haber Resimleri:

Benzer Haberler

HEKİM POSTASI

© "Ankara Tabip Odası".Tüm Hakları Saklıdır.
KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA VE AYDINLATMA METNİ